ONN MEDİA

Suriyeli Göçmenler Ve Bayram..- AYGÜN ATTAR yazır

Suriyeli Göçmenler Ve Bayram..- AYGÜN ATTAR yazır
24 May 2019 - 23:45

Her Bayram öncesi eş dostlarıyla görüşmek, yakınlarıyla bayramlaşmak için Suriye ‘ye gid(e bil)en Suriyeliler neden diğer zamanlarda Türkiye ‘de ikamet ediyorlar , bilen var mı?
Geriye ( Suriye’ye )döne bildikleri için demek oluyor ki orada onlar açısından hayati bir sıkıntı yok..Olmasın da ..
O zaman neden çoğunluğu genç erkeklerden müteşekkil olan bu besili gürüh Türkiye ‘de barınmakta?
Ülke ekonomisine olduğu kadar toplum yapısı ve sosyal hayatımızı da negatif yönde etkileyen Suriyeli mülteciler konusunu neden kimse enikonu irdelemiyor?
Ülkemizdeki Suriyeliler hakkında eleştirel bakış açısı görüyorum ki çoğu insanı ciddi anlamda rahatsız ediyor.
Oysaki misafir ettiğimiz kitle hakkında hukuki ve insani açıdan bilgi sahibi olmadan birlikte nasıl bir gelecek inşa ede biliriz ?
Mültecilerden başlayalım;
1951 tarihli mültecilerin hukuki statüsüne ilişkin sözleşme ve mültecilerin hukuki statüsüne ilişkin 1967 protokolü; uluslararası alanda mülteci hukukuna ilişkin temel belgeleri oluşturuyor.

Ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 14’nci maddesi sığınma hakkı tanıyor. Maddede; “herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır” deniliyor.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ,
14 Aralık 1950’de BM Genel Kurulu tarafından kurulan örgüttür ve bu örgüt dünya genelinde mülteci sorunlarını çözmeye çalışıyor.
Mülteciler konusunda kalıcı çözümlere ulaşmak günümüze kadar dünya genelinde pek de mümkün olmadı, biz de imkansız gözüküyor.
Mülteci kimlerdir , yahut Suriyeliler mülteci mi?
Mülteci; “ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen kişi” olarak tanımlanıyor.
Suriyeliler istedikleri zaman ( bayramlarda ve sair) geri döne bildikleri için bu statüye dahil olamazlar.
Mülteci, sığınmacı ve göçmen; uluslararası hukuka göre üç farklı statüdür.
Zaten mültecilere; uluslararası anlaşmalarla özel statü ve hukuki koruma sağlanıyor.
Odur ki ülkemizde bulunan Suriyeliler hakkında daha doğru ifade sığınmacıdır ki son zamanlarda medyada da bu tanımlama öne çıkmaktadır.
Sığınmacı, mülteci olarak uluslararası koruma arayan ancak statüleri henüz resmi olarak tanınmamış kişilere deniyor.
Dikkatlice , incelendiğinde Suriyelilerin kahir ekseriyetinin bu tanımlamaya da uymadığını görüyoruz.

Hukuksal açıdan bakınca , ülkemizde bulunan Suriyeliler göçmen statüsüne uymaktadırlar.
Göçmen , ülkesinden ekonomik veya diğer nedenlerle gönüllü olarak ayrılan kişi demek.
Yani göçmenler ülkelerini kendi istekleri doğrultusunda terk ederken, mülteciler ülkelerini terk etme zorunda kalan ya da terk ettirilen kişilerden oluşuyor.
İki türlü göçmen grubu vardır;
Normal göçmenler ;( hazırda Türkiye ‘de bulunan Suriyeliler gibi)
Mecburi göçmenler;yaşamları boyu bulunduğu tarihi topraklarından (Batı Azerbaycan’dan- İrevan ve civarı ile Karabağ ‘dan , yedi değişik ilden )kovularak çıkarılan, göçe zorlanan bir milyondan fazla Azerbaycanlı gibi..
Devletimiz,tarihi boyunca zor durumda olan tüm millet ve ülkelere yardım etmiştir ve bu geleneksel tavrını günümüzde de devam ettirerek Türk milletinin büyüklüğünü gösteren asil duruşu sergilemektedir.
Fakat gelin görün ki Suriyeli göçmenler ülkelerini kendi istekleri doğrultusunda terk etmiş ilken ,kendi vatanlarını zor durumda bırakıp savunma cesaretini göstermez ilken onların ülkelerindeki sorunları kanı ve canı pahasına çözen Türkiye gençliği şehit olurken gayet sağlıklı Suriyeli gençlerin yaşananları umursamadan ortalarda boy göstermesi, bayramlarda el kollarını sallayarak sınır ötesinde geziyor olması insanın kanına dokunuyor.
Toplumda huzursuzluk yaratıyor.
Yaşlı, hasta olanların,kadın ve çocukların himaye edilmesine eyvallah diyorum ama besili Suriyeli erkeklerin ortalıklarda cirit atıyor olmasını şahsen kabul etmiyorum.
Ana Vatanı terk etmeye mecbur bırakılmanın,göçmenlik ve kaçkınlığın ne olduğunu bizzarure yaşamış birisi olarak ,normal koşullarda yaşamlarını kendi topraklarında sürdüre bilen tüm Suriyeli göçmenlerin geriye gönderilmesinin elzem olduğunu düşünüyorum ve talep ediyorum.
Toplumda fazla tepki yaşanmaması için , her geçen gün artan işsizlik ortamında, ekonomik koşulların hepimizi zorladığı ve daha da zorlamaya gebe olduğu günlerde telafisi imkansız olayların önlenmesi için sağlıklı ve geriye dönmesinde sakınca bulunmayan ( bayram ziyaretlerine giden ve sayıları yüzbinleri bulan Suriyelilere bakacak olursak,böyle durumda olanların bir hayli fazla olduğunu göre biliriz) Suriyeliler geriye gönderilmelidir.
Türkiye, Suriyeli göçmenler konusunda gerekli adımları atmadığı taktirde Afganistan başta olmakla diğer Devletlerden her geçen gün sayıları çoğalarak artan ve ülkemize yüz tutan göçmen akınıyla baş edemez duruma düşecektir.
Sadece ekonomik değil
sosyolojik olarak da ciddi sorunları beraberinde getiren mevcut göçmenler
belirli konular için rahatlıkla kullanılacak idaresi kolay bir güç gibi görseniyor olsa da olay hiç de gözüktüğü gibi masum değildir;Türkiye ‘nin başını güvenlik konusu da başta olmakla çok büyük belalara sokacak potansiyeldir programsız plansız kontrolsüz olarak ülkemizde bulunan ve verimli üreme sayesinde sayıları hızla artan göçmenler..

Prof.Dr.Aygün Attar

OXŞAR XƏBƏRLƏR
Şərhlər
Şərh yoxdur
XƏBƏR LENTİ
ONN-agentlik.png ONN-agentlik.png ONN-agentlik.png